Öncelikle televizyonda gördüğüm birkaç şeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Depremden üç gün sonra falan habertürk ekibi Van'a gitmiş ordaki insanlarla, mağdurlarla falan konuşuyor. Hep şöyle cümleler 'Allah devletimizden razı olsun, onların sayesinde aç açıkta kalmadık, Allah tüm Türk halkından razı olsun' falanlar filanlar.
Bir böylesi var. Bir de gelen tıra görmemişler gibi saldırıp şoförün bile yüreğini ağzına getiren ayıoğlu ayılar var.
Van halkının %96'sının kürt %4ünün Türk olduğunu duydum. Ne kadar doğrudur, ne kadar yanlıştır bilemem ama eğer böyleyse orada bu ölümü hakeden yüzlerce insan olduğuna eminim. Ordan çıkarılan küçücük çocukları gördükçe bazen içim acıyo fakat bundan yıllar sonra orada psikolojisi bozulan o çocukların fikirleri yontularak Türk milletine düşman bireyler haline getirilceğini düşündükçe içimdeki acıma hissi yok oluyor.
O kadar çok yardım toplandı, insanlar o kadar çok seferber oldu ki şuan oranın müthiş bir şekilde yapılanıp Türkiye'nin en metropol şehirlerinden biri haline gelmesi gerektiğini düşünüyorum fakat o paranın gideceği yerler belli 1 sene sonra görürsünüz haber bültenlerine çıkıp kendilerine yapılan haksızlıkları anlatıp 'Burdan sayın başbakana sesleniyorum' diyip diyip isyan edicek millet.
Allah orda pkk'ya yardım yataklık yapmış, yapan yada yapıcak olan herkesin de belasını versin. Orda size Türk askeri yardım ediyo lan onlar koşturuyo herşeyinize siz onların arkasından iş çeviriyosunuz.
Bir de bizim ülkemizin artık iyice boka sardığı noktalara ana avrat sövesim var. Neymiş 29 Ekim törenleri iptal ediliyormuş. Abi NE ALAKA YA? Biri bana bunun mantığını açıklayabilir mi tanrı aşkına? Şöyle ufaktan ufaktan cumhuriyetle ilgili değerleri çekip alıyolar resmen milletin elinden. Kocaman bi puzzle düşünün günlerce uğraşıp yaptığınız. En kıyısından köşesinden bozmaya başlarsanız resim yine de aynı gözükür gözünüze taa ki iyice resmin ana hatları bozulmaya başlayana kadar. Aynı politika aha burda da var. Senelerce bu ülke bu rejimi benimsemeye çalıştı temellerini oturtmaya çalıştı sindirmeye çalıştı bazı şeyleri. Şimdi ufak ufak kenarından kıyısından bazı değerleri çalıyolar GÖZ GÖRE GÖRE.
Umuyorum ki şu yaşananlara gözünü kulağını tıkamamış insanlar vardır. En azından gelecek neslin bilinçlenmesi hiç ummasam da bazı değişiklikler yaratabilir. Bari yeni nesil Türk milleti şu zor günlerle mücadele etme sabır ve azmine sahip olsun başka da bişey istemiyorum.
28 Ekim 2011 Cuma
22 Ekim 2011 Cumartesi
19 Ekim 2011 Çarşamba
hepinizi lanetliyorum.
Eminim bu yazıyı okuyan herkes ne kadar klişe olduğunu düşünecektir. Elbette çok fanatik siyasetçi değilim ama kendimce bildiğim doğru olduğuna veya olmadığına inandığım bazı şeyler herkes kadar benim de var ve bence bu ülkenin gittiği yol, yol değil. Her allahın günü bilmem nerde 2 asker bilmem nerde 3 asker bilmem nerde ''26!'' asker şehit oldu tarzında haberler görmekten artık sıkılır oldum. Evet bildiğiniz sıkıldım ve bunun sebebi o şehitlere saygı duymamamla ilgili değil bu sıkıntı tamamiyle Türk basınıyla ilgili. Açıkçası ben ırkçı bi insan değilim, ben sadece belli başlı bazı ırklardan nefret ederim en başında da kürtler gelir. Tek bir sevdiğim, saygı duyduğum insan yoktur içlerinde çünkü hepsinin içinde aynı bölücü, hain, kıymetbilmez ruhun yer aldığını biliyorum. En cumhuriyetçi Türk milletine bağlı görünenleriyle bile çok yakın ilişkilerim oldu deneyimlerim bana sadece bunu gösterdi. Buna karşılık bu şehit haberlerinin ana haber bültenlerinin dörtte üçünü kapsıycak kadar uzun sürmesi, acılı ailelerin dramlarının, ağıtlarının, acılarının insanların gözünün içine bu denli sokulması akıl karı bir iş değil. Dikkat ettiyseniz pek çok kanal hiçbi zaman kahraman Türk askeri şu kadar kürdü öldürdü diye haber yapmamıştır. Çünkü bu davranış onlara göre 'ETİK' değil. Bizim acılarımızın yetmiş milyonun gözüne sokulması çok etik fakat o soysuzların aclarını görmemiz etik değil. Biz bu acıları bu kadar kameralar önünde yaşadıkça onlar dağlarda halay çekip mutlu oluyolar.
O lanetlere prim veren Türk basınını lanetliyorum.
Ayrıca başbakanlık binasına gelen gazileri yaka paça dışarı atmaya çalışan adileri de lanetliyorum.
Muhalefet olmanın hiçbir gereğini yerine getiremeyen, boş boş konuşup durmaktan, hükümete laf sokmaya çalışmaktan başka bi işe yaramayan, 6-12 yaş seviyesinde kavgalardan kaçınmayan zihniyete sahip chp ve mhpyi de lanetliyorum.
O leş kargalarına yardım ve yataklık yapan, saman altından su yürüten, elit takıldığını sanan kürt topluluğu bdpyi de lanetliyorum.
Yıllardır teröre karşı tepkimiz nettir, terörü lanetliyoruz, terör konusunda yapılması gereken herşey yapılcaktır deyip deyip hiçbi işe yaramayan hiçbi çözüm getiremeyen ve getirmek için çaba içerisine girmeyen 70lerden beri başımıza gelen tüm hükümetleri de lanetliyorum.
Son olarak siz iğrenç kürtler. Hepinizden nefret ediyorum. Bu ülkenin o dağlardaki taş çatlasın 2000 kişiyi tek bi günde katledicek gücü var fakat biz sizler gibi tiksinç, acımasız bi millet olmadığımız için bi millete soykırım yapmayı kendi özbenliğimize yediremiyoruz. Sizin gibi medeniyetten bihaber yaşayan dar görüşlü doğuştan karaktersiz insanlarla barış mücadelesine girip size sonsuz haklar tanıyoruz sizin gibi iğrenç yaratıklara insan muamelesi yapıyoruz. Bu yüzden asla bizim kadar asil ve karakterli bi toplum olamadınız, bu yüzden bi avuç toprağınız bile yok, bu yüzden cahil cüheyla yaşıyosunuz ve size vaat edilen herşeyi gerçek sanıp kokuşmuş beyinlerinizle büyük güçlerin maşası oluyosunuz ve kendinizi üstün görüyosunuz.
Bu yüzden en çok da sizi lanetliyorum.
O lanetlere prim veren Türk basınını lanetliyorum.
Ayrıca başbakanlık binasına gelen gazileri yaka paça dışarı atmaya çalışan adileri de lanetliyorum.
Muhalefet olmanın hiçbir gereğini yerine getiremeyen, boş boş konuşup durmaktan, hükümete laf sokmaya çalışmaktan başka bi işe yaramayan, 6-12 yaş seviyesinde kavgalardan kaçınmayan zihniyete sahip chp ve mhpyi de lanetliyorum.
O leş kargalarına yardım ve yataklık yapan, saman altından su yürüten, elit takıldığını sanan kürt topluluğu bdpyi de lanetliyorum.
Yıllardır teröre karşı tepkimiz nettir, terörü lanetliyoruz, terör konusunda yapılması gereken herşey yapılcaktır deyip deyip hiçbi işe yaramayan hiçbi çözüm getiremeyen ve getirmek için çaba içerisine girmeyen 70lerden beri başımıza gelen tüm hükümetleri de lanetliyorum.
Son olarak siz iğrenç kürtler. Hepinizden nefret ediyorum. Bu ülkenin o dağlardaki taş çatlasın 2000 kişiyi tek bi günde katledicek gücü var fakat biz sizler gibi tiksinç, acımasız bi millet olmadığımız için bi millete soykırım yapmayı kendi özbenliğimize yediremiyoruz. Sizin gibi medeniyetten bihaber yaşayan dar görüşlü doğuştan karaktersiz insanlarla barış mücadelesine girip size sonsuz haklar tanıyoruz sizin gibi iğrenç yaratıklara insan muamelesi yapıyoruz. Bu yüzden asla bizim kadar asil ve karakterli bi toplum olamadınız, bu yüzden bi avuç toprağınız bile yok, bu yüzden cahil cüheyla yaşıyosunuz ve size vaat edilen herşeyi gerçek sanıp kokuşmuş beyinlerinizle büyük güçlerin maşası oluyosunuz ve kendinizi üstün görüyosunuz.
Bu yüzden en çok da sizi lanetliyorum.
10 Ekim 2011 Pazartesi
Bazen
Bazen ne yaparsan yap olmuyor bazen diyo ya Teoman abimiz hakkaten doğru yani. Mesela bazen insan zamanla oynamak istiyo keşke şuan hiç yaşanmasaydı, şunu değil de şunu yapmış olsaydım, şunu değil de şunu demiş olsaydım gibi.. Bugün ne yazık ki o keşkelerden birini yaşadım. Öyle saçma bi harekette bulundum ki haklı olduğum halde haksız duruma düştüm. En kötüsü de budur zaten. Mesela haklısındır aslında yani yaptığın şeyin muhakkak bi mantığı vardır ama bi bakımdan da yanlıştır döner dolaşır bulur o yanlışın seni. Oğlum haklıydım ama ben. Yooook. Öyle bi dünya yok sen bi hata yaptın bu hayatta bi yanlış tüm doğruları götürür ben bunu bilir bunu söylerim. Ben ki böyle edebiyat yapanlardan nefret ederim ama gel gör ki tutamıyorum kendimi şuan. Bazen canım çok sıkılıyo yaşadığım hayattan özellikle hayatımın şu döneminden çok sıkılıyorum. Çok muhteşem gitmese de geleceğe dönük olduğunu düşündüğüm bi ilişkim vardı. Herşeye rağmen elimden geleni yaptım ama olmadı işte ayrıldık bitti. Bazı anlar oldu şuan düşününce keşke öyle davranmasaydım diyorum. Bi de öyle anlar oldu ki şuan düşününce oğlum keşke bu kadar ezdirmeseymişim kendimi ben de bi insan evladıyım lan diyorum. Bazen diyorum keşke hiç adını koymasaydık bazı şeylerin. İlk zamanlarımızda ilişkimizin bi adı yokken beraber gülüp eğlenirdik iyi vakit geçirirdik en yakın arkadaşım en güvendiğim insandı. Çünkü bi kız bi kıza asla tam anlamıyla güvenemez hep bi rekabet olur, bi kıskançlık elbet bişey olur yani. Ama bi erkekle bi kız eğer ki gerçek dostluğu yakalamışsa onu sonsuza dek kimse bozamaz işte. Biz de öyleydik kendi kendimizi bok ettik. Adını koymasaydık şuan bi şekilde yine hayatımda olabilirdi ama yok işte bak o adı konan ilişki de bitti dostluk da bitti geriye hatırlamak istemediğim ama aklımdan hiç çıkmayan iğrenç anılar bi de hatırlamak istediğim ama hatırlayamadığım güzel anılar kaldı hepsi bu..
Bi de arkadaşlarım vardı çok yakın. Bi dönem çok sevdim (ayrı ayrı zamanlarda oldu bu olaylar) bi dönemse öyle saçmaladılar ki gözümdeki değerlerini yitirdiler. Bazen insan bu dönemler çakışınca çok lanet hissediyo kendini ve ne yazık ki şuan öyle bi dönemdeyim. Kendi kendimi avutma çabalarındayım böyle ama olmuyo ister istemez titriyo o kas ve düşüyo damlalar gözünden bi hiç uğruna. İlla yaşıycaksın o dönemi o acıyı illa tadıcaksın yoksa geçmiyo bitmiyo bi anda hiçbişey. İnsan değer verdiği hiçbişeyi bi kalemde silemiyo işte. Kimisi de siliyo aslında. O sildi mesela nasıl yaptı bilmiyorum ama başardı kurtuldu aşk illetinden şimdi yaşıyo hayatını ne merak ediyo ne özlüyo hayat ona güzel. Sen de burda blog köşelerinde kıçını yırt kendi kendine bi atarlar bi felsefeler döktür gece gir yatağa öküzler gibi ağla sonra sabah okulda hiçbişey olmamış gibi öküzler gibi gül.
Bu hayat böyle işte bazen salağa bi bağlıyosun kurtulana kadar o salaklığın hakkını veriyosun layığınca.
Hayatınızın bu dönemindeyseniz kolay gelsin dostlar, yakşamlar.
Bi de arkadaşlarım vardı çok yakın. Bi dönem çok sevdim (ayrı ayrı zamanlarda oldu bu olaylar) bi dönemse öyle saçmaladılar ki gözümdeki değerlerini yitirdiler. Bazen insan bu dönemler çakışınca çok lanet hissediyo kendini ve ne yazık ki şuan öyle bi dönemdeyim. Kendi kendimi avutma çabalarındayım böyle ama olmuyo ister istemez titriyo o kas ve düşüyo damlalar gözünden bi hiç uğruna. İlla yaşıycaksın o dönemi o acıyı illa tadıcaksın yoksa geçmiyo bitmiyo bi anda hiçbişey. İnsan değer verdiği hiçbişeyi bi kalemde silemiyo işte. Kimisi de siliyo aslında. O sildi mesela nasıl yaptı bilmiyorum ama başardı kurtuldu aşk illetinden şimdi yaşıyo hayatını ne merak ediyo ne özlüyo hayat ona güzel. Sen de burda blog köşelerinde kıçını yırt kendi kendine bi atarlar bi felsefeler döktür gece gir yatağa öküzler gibi ağla sonra sabah okulda hiçbişey olmamış gibi öküzler gibi gül.
Bu hayat böyle işte bazen salağa bi bağlıyosun kurtulana kadar o salaklığın hakkını veriyosun layığınca.
Hayatınızın bu dönemindeyseniz kolay gelsin dostlar, yakşamlar.
9 Ekim 2011 Pazar
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)